“Çukurova’da Hayat Pamuk İpliğine Bağlıdır” Proje Sergisi

Tekstil ve Moda Tasarımı

Geriye Dön

“Çukurova’da Hayat Pamuk İpliğine Bağlıdır” Proje Sergisi

27 Aralık 2017

“Çukurova’da Hayat Pamuk İpliğine Bağlıdır” Proje Sergisi, 20-27 Ekim 2016 tarihleri arasında Bölüm Başkanımız Prof. Kemal Can ‘ın Proje Yöneticiliğini ve Yürütücülüğünü yaptığı “Çukurova’da Hayat Pamuk İpliğine Bağlıdır” Çevrede Lif Sanatı Projesinin hareketli ve sabit görüntülerinden oluşmaktadır.15-24 Kasım 2017 tarihleri arasında MSGSÜ Osman Hamdi Bey Salonu’nda sergilenen projeyi detaylı olarak anlatan Prof. Kemal Can‘ın konuşma metni aşağıdadır;

Çukurova’da Hayat Pamuk İpliğine Bağlıdır

Sayın Rektörüm, sayın Rektör Yardımcım, sayın Dekanım,  sayın Öğretim Üyeleri, Tekstil endüstrisinin Sayın yöneticileri, Sayın yöneticileri, sayın çalışanları, değerli misafirler sevgili öğrenciler hepiniz sergimizin açılışına hoş geldiniz.

Birbirini takip eden “5. ATHİB Dokuma Kumaş Tasarım Yarışması” ile “Türkiye İnovasyon Haftası-Adana 16” etkinlikleri kapsamında gerçekleştirdiğimiz “Çukurova’da Hayat Pamuk İpliğine Bağlıdır”  başlıklı proje, iki farklı sanatsal söylem biçimleri olarak geliştirdiğim, Doğal Çevrede Lif Sanatı ile Yapay Çevrede Lif Sanatı’nın kesişim kümesi üzerinde yapılanan hacimli bir sanat eseridir.

Projenin uygulama aşaması Adana Büyükşehir Belediyesi, ATHİB, AKİB, ADASO ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü taraflarınca desteklenmiştir. Serginin sponsorları ise Elvin ile Tergan’dır.

Doğal Çevrede Lif Sanatı, Yapay Çevrede Lif Sanatı

Açıklama metinlerinde, teorik anlatımlarda belirtildiği gibi, Doğal Çevrede Lif Sanatı etkinlikleri doğal çevre ile kurulan bilinçli bir ortaklık anlayışıyla, çalışmanın gerçekleştirileceği bölgenin yaşam/zaman döngüsünün, atmosferinin farkında olarak doğanın içinde, doğa ile birlikte, çevreci bir yaklaşımla gerçekleştirilen sanatsal çalışmalardır.

Yapay Çevrede Lif Sanatı ise, insan eli ile yapılmış, belleği, tarihi geçmişi, yaşanmışlığı, anıları olan, geçmişe dair izler taşıyan mekan ya da mekanların, mimari elemanların yaşanmışlıklarının değerlerinin öneminin farkında olarak  onların içinde, üzerinde yapılan sanat etkinliğidir.

Yapıtlar, uygulamaların yapıldığı yapay çevre ile aynı Doğal Çevrede Lif Sanatı’nda olduğu gibi, olmazsa olmaz türden interaktif ilişkiler kurmalıdır. Yaşanmışlıkları olan mekanlardaki  anıların kodlandığı somut ve soyut  izler, dokular, renkler, biçimler ve beraberinde orada geçen zamana ait katmanlar, yıpranmışlıklar, korozyonlar kısaca o mekana ait özel değerlerden oluşan atmosfer doğru biçimde okunmalı, anlaşılmalıdır.

Bu iki alandaki çalışmalarda aynı yapıtın başka bir yerde aynı şekilde uygulanması, sergilenmesi söz konusu olamaz. Özlerinde saklı tuttukları yapay ya da doğal çevresi ile kurdukları interaktif  hayati ilişki sonlanacağı için bütünlük kaybolur, eser anlamsızlaşır, çöker.

Yine bu tip etkinliklerdeki yapıtlar uygulanırken doğal çevrenin ya da tarihi belleği olan yapay çevrenin tahrip edilmesi, var olan kodların silinmesi ya da okumalara zarar verecek olan geçmişi, derinliği olmayan sahte kodlamaların eklenmesi kesinlikle kabul edilemez bir durumdur. Bu davranışlar işin özüne zarar verir.

Doğal ve Yapay Çevredeki Lif Sanatları kısaca “işlem görmüş ya da görmemiş liflerin özlerinde var olan, ancak daha önceden fark edil(e)memiş potansiyel -görsel/düşünsel anlatma güçlerinin, doğal ve yapay çevrede özgün yaratmalar oluşturmak için harekete geçirilmesidir” diye açıklanabilir.

Doğal Çevrede Lif Sanatı’nın özünde, aynı Çevresel Sanat’ta olduğu gibi, insanın doğaya kalıcı müdahalesini uygulamak, onu zorlamak, ona hükmetmeye çalışmak değil, tam aksine, dikkatleri aslında birer parçası olduğumuz doğaya çekerek, unuttuklarımızı hatırlatma, bizim ve bütün diğer canlıların geçiciliğini, değişimini vurgulamak yatmaktadır.

Yapay Çevrede Sanatı’nın  özünde Lif ise, sanatsal bir söylem ile gelişimin ve değişimin farkında olarak, yine dikkatleri insani temel değerlere, yaşama anlam katan yaşanmışlıklara çekmek, unuttuklarımızı hatırlatmak, onlara sahip çıkarak kuşaktan kuşağa  aktarılmalarına vesile olmak yer almaktadır.

Proje:

Gerçekleştirdiğimiz Proje/yapıt, ana malzemesi başta olmak üzere her anlamda Çukurova (coğrafyası, kültürü, sosyolojisi, ekonomisi…)ile doğrudan ilişkilidir. 

 

Bu bir Çukurova projesidir. Başka yerde uygulanamaz. Uygulanmaya kalkılırsa özünü kaybeder, anlamsızlaşır, yapıt çöker.

 

Çukurova’da Hayat Pamuk İpliğine Bağlıdır başlıklı proje, tarihi Taş köprünün yanında, Seyhan nehrinin iki yakasındaki parklarda kompoze edilmiş  pamuk balyalarından başlayarak iki yakayı birbirine  bağlayan pamuk ipliğinden oluşmaktadır.

Anlaşılacağı üzere projenin uygulama yeri, uygulama biçimi/tekniği, malzemesi rastgele seçilmiş değildir. Seçilmiş olan yerin, nehrin, üzerindeki tarihi Taşköprü’nün, pamuğun, pamuklu halatın ve pamuklu bezin  proje için olmazsa olmaz anlamında hayati önemleri vardır.

Bize anlattıkları, hatırlattıkları, sembolize ettikleri ile yapıtta kullanılan ana malzeme pamuk, pamuklu halat ve pamuklu bezdir. Pamuk Çukurova ile özdeşleşmiş bir bitkidir. Başka bir değişle Çukurova pamuk, pamuk Çukurova’dır. Çukurova’da yaşayan herkesin hayatında pamuğun doğrudan ya da dolaylı olarak önemli bir yeri vardır ya da olacaktır. Çukurova’da hayatlar, proje başlığında vurgulandığı gibi, bir şekilde pamuk ipliğine bağlıdır. Çukurova ve Çukurovalılar için pamuk, nesnel bitkisel/ekonomik varlığının, değerinin çok ötesinde tarihi, kültürel, sosyolojik anlamlara sahiptir.

Suya en çok ihtiyaç duyan bitkilerin başında pamuk gelir.Tarih boyunca kendisine bağlanmış olan kanallarla, arklarla, borularla pamuğa ihtiyacı olan suyu taşıyan ve Çukurova’ya gerçekten hayat veren iki önemli akarsudan biri olan Seyhan nehrinin de bölge için yine coğrafi varlığının çok ötesine geçen anlamı, değeri vardır.

Yapıtın  uygulanacağı yer olarak Seyhan nehrinin üzeri ve iki kıyısını birbirlerine bağlayan tarihi Taşköprü’nün hemen yanındaki alanlar seçilmiştir. (Bu alanlardan birisi, daha önce eski bir pamuk fabrikasına ev sahipliği yapmış olan bugünkü Hilton’un bahçesidir.) Pamuk ve nehir gibi iki doğal değerin yanında geçmişin, yaşanmışlıkların izlerini taşıyan insan yapısı yapay bir mimari ünite olan, Adana’nın simgesi olarak kabul edilen tarihi Taşköprü, Çukurova’nın en önemli mühürlerden biridir.

Roma döneminden beri bağlantılı tarihi ulaşım ve ticaret ana yollarının üzerinde yer alan köprü üzerinde, geçen zaman içinde pamuk, pamuklu bezler, ilgili aletler makineler ile birlikte kim bilir neler taşınmış, neler yaşanmış, Taşköprü kim bilir nelere şahit olmuş, neleri birbirinden ayırıp neleri birbirine bağlamıştır?

Yapıtın özünde Çukurova’da Hayat Pamuk İpliğine Bağlıdır cümlesinin tüm çağrıştırdıklarının yanında, pamuk, pamuk üretimi, su ve su kaynakları, tüm değerleri ile birlikte Çukurova bölgesiyle ilgili konulara, sorunlara, hassasiyetlere, bölgenin geleceğine sanatın yolu ve dili ile dikkat çekmek, vurgu yapmak yatmaktadır.

(Tam bu noktada, çalışma sırasında yaşadığımız ilginç bir durumun anlatılması yerinde olur:

Hazırlamış olduğum plan ve programa göre eyleme geçildi. Önce arazide ön hazırlıklarımızı yaptık. Pamuk ipliğimizi hazırladık. Tüm grup elemanlarının ve teknik görevlilerin  koordineli çalışması ile uzun süren bir mücadele sonunda ipimizi karşı kıyılar arasına gerdik. İşlemi tam bitirdik ki pamuk ipliğimiz koptu. Ana malzeme olan pamuklu halatın bize anlatılan güçte olmadığı görüldü. İlk şoku atlattıktan sonra  ipimizi diğer iplerle, kumaşlarla takviye ederek işlemi tamamladık. Aslında bu olumsuz  gelişme ile kopan pamuk ipliği projenin özüne katkı sağlamış oldu. Pamuk ipliği bize – gördüğünüz gibi koptum, yine kopabilirim, dolayısı ile Çukurova bölgesiyle, tarımıyla, pamuğuyla, sanayisiyle… ilgili alacağınız kararlara çok dikkat edin dedi.”

Bu tip çalışmalarda malzeme ve mekan ile kurulan anlık diyaloglar çok önemlidir, yeri geldiğinde olumsuz bir gelişme bile burada olduğu gibi,  projenin özüne olumlu katkı sağlayabilir.)

Hazırlayarak önerdiğim ve uygulama grubumla birlikte hayata geçirilen bu çalışmada da olduğu  gibi, Doğal ve Yapay Çevrede Lif Sanatları etkinliklerinde zamanı geldiğinde yapıtın sökülüp, toplanarak sonlandırılması gerçekte projenin bittiği anlamına gelmez. Proje; uygulama sırasında çekilen fotoğrafların ve hazırlanan videonun farklı mekanlarda, zamanlarda sergilenmesinin, izlenmesinin yanı sıra interaktif bir ilişki içinde projenin gerçekleştirilmesinde emeği geçen, destek veren Çukurovalılar sayesinde “– geçtiğimiz yıllarda Adana’ya Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinden hocalar, sanatçılar geldi… Diğerlerine pek benzemiyorlardı. Sanat çalışması yapıyoruz dediler… Önceleri yaptıklarından pek bir şey anlamadık… Köprünün az ötesinde Seyhan nehrinin iki yakası arasına pamuklu halat gerdiler, parklara pamuk balyaları koydular…” diye başlayan öykülerle sonraki kuşaklara aktarılıp yaşamaya devam edecektir.

Projeye verdikleri desteklerden dolayı Adana Valisi Sayın Mahmut Demirtaş’a, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Hüseyin Sözlü’ye, ATHİB Yönetim Kurulu Başkanı, ADASO Başkanı ve AKİB Koordinatör Başkanı Sayın Zeki Kıvanç’a, ilgili diğer yöneticilerine, Sayın Cemile Asker’e, Sayın Didem Saygı’ya, çalışanlarına, ÇUFAŞ Genel Müdürü Sayın Burak İnceoğlu’na, çalışanlarına, Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Daire Başkanlığı Denizcilik Şube Müdürü Sayın Duran Kaya’ya, diğer yöneticilerine, görevlilerden Sayın Resul Karba’ya, Sayın Yüksel Karba’ya, Sayın Ahmet Şahin’e, Sayın Ali Deliçay’a, Sayın İbrahim Sıçramaz’a, Sayın Sinan Tapıklama’ya, DDF yöneticilerine, çalışanlarına, proje uygulama grubuna motivasyonu yüksek öğrenciler göndererek yardımcı olan Mersin Üniversitesi’ne ve mensubu olduğum Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörlüğü’ne, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanlığı’na, sergimizin sponsorları Elvin ve Tergan’ın Sayın yöneticilerine, Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü Öğretim Elemanlarına, gruptaki yardımcılarıma, fotoğraf ve sağlık ekiplerime, öğrencilerime ve emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.

Prof. Kemal CAN  MSGSU,GSF, Tekstil ve Moda Tasarımı Bölüm Başkanı   

 

Çalışma Grubu

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi

Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü

Proje-Yapıt Uygulama Grubu

Proje-Yönetici / Yürütücü

Prof. Kemal Can

 

Çevre Danışmanı

Prof. Dr. Zehra Semra Can (Marmara Üni. Müh. Fak. Çev.Müh.Böl.)

Yardımcılar

 

Arş. Gör. H. Tuna Karayaka

 

Arş. Gör. Pınar Yılmaz

Arş. Gör. A. Damla Yücebaş

 

Fotoğraf

Galip Olcayto

Cenk Oğlakçı

 

İlk yardım

Alaattin Taşcı

Öğrenciler

Seren Konak (Yüksek Lisans)

Bahar Meydan (Yüksek Lisans)

Gamze Kocabıçak (Yüksek Lisans)

Ebru Tatlısu (Yüksek Lisans)

Ceren Erten (Yüksek Lisans)

Melis Kabail (Lisans)

 

Berna Süslü (Lisans)

 

Seydullah Yılmaz (Lisans)

Pelin Sezek (Lisans)

Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Bölümü Öğrencileri

Kübra Aran

Gamze Metin

Polen Polat

Bahar Akol

Arın Tunç

Logo Kitini İndirin

Logomuzun kullanım varyasyonlarını içeren zip dökümanını indirin.